« Önceki |

15/3/2008

son haberim :)

Son haberim kendimle ilgili olacak  Son kitap çıktıktan sonra Harry Potter'a olan ilgimin azaldığını biliyorsunuzdur (ya da şimdi öğrendiniz ), fakat artık cidden sıkılmaya başladım. Eskiden haber çevirmekten keyif alırdım ama artık eziyet olmaya başladı. Yerli sitelere girip bir baktım, güncel haberleri gayet iyi takip ediyorlar zaten, bana ihtiyaç yok artık. (missmurder ve Fraktal, bu blogdan haberiniz var mı bilmiyorum ama, harikasınız ve sizi seviyorum ) Beni merak eden olursa, iyiyim, mutluyum, merak etmeyin Tarihin tozlu sayfalarındaki yerimi alıyorum artık (kendimi önemseriiim)... Tarihe geçmişimdir ama, di mi? Hadi ben kaçtım...

9/3/2008

Melez Prens çekimleri Londra'da devam ediyor

Tanıdığımız oyunculardna hiçbirinin bulunmadığı çekimler Londra'daki Millennium Bridge'de devam ediyor. Büyücü dünyasındaki savaşı anlatmak için köprüyü havaya uçuracaklarmış söylentiye göre. Sahnede 120 figüran rol almış. Sadece mekanın göründüğü fotoğraflar için TIK! Mekan videoları için ÇIT, PIT, KÜT!

9/3/2008

Harry Potter'ın efekt büyücüsü: Luis Pages

Harrypotterla.com sitesi HP filmlerinin özel efektlerini hazırlayan Luis Pages ile 5. film olan Zümrüdüanka Yoldaşlığı hakkında konuştu:

Harry Potter film ekibindeki az sayıda Hispanik kökenlilerden biri de efekt sorumlusu  Luis Pages. 24 Aralık 1980 Caracas (Venezuela) doğrumlu olan Luis, filmlerdeki efektler hakkında şunları söyledi:
- Belli yaratıkları ya da yerleri tasarlarken J.K. Rowling'e danışıyor musunuz? (patronus, tül perde, Kreacher gibi)

Elbette. Sahnenin tasarımı sadece yazarı değil, aynı zamanda yönetmeni, diğer sanatçıları ve yapımcıları da ilgilendiriyor. İnsanlar arasında çok büyük bir işbirliği var ve yazarın fikri çok önemli.

- İlham almak için kitabın bazı bölümlerini okuduğun ve bazı şeylerin tarifini kontrol ettiğin oluyor mu, yoksa herşeyi senaryoya ve kendi hayal gücüne mi bırakıyorsun?

Biz kitabı okuyoruz ve o kadar popüler ki her oyuncuda bulabiliyorsunuz. Ya da en azından kitabı yanlarında taşımak için bahane uyduruyorlar!

- Görsel efektleri düşündüğünde bu filmin diğer Harry Potter'lardan bir fakrı var mı? Yeni yöntemler ve programlar kullandınız mı?

Bu filmde birçok teknik ve program kullandık. Örneğin, ilk kez Hogwarts merdivenlerinin bir modelini yapmadık. %100 dijital görüntü kullandık.
Voldemort'u saran su hapishanesini yaratmak için
ilk kez Flowline adlı bir yazılımı kullandık. Aynı yazılımı Bakanlık'taki yılan için de kullandık. Voldemort ile Dumbledore arasındaki düellodaki efektler için Realflow yazılımında çeşitli revizyonlar yaptık. Ayrıca The Moving Picture Company'nin çok sayıdaki "katı cismi" hesaplamak için geliştirdiği yeni bir sistem de vardı, onu da Esrar Dairesi'ndeki kristal kehanet kürelerinin kırılma sahnesinde kullandık.
Genel olarak, çok hızlı değişen bir endüstri ve her stüdyo her filmde daha iyi sonuç elde edebilmek için aygıtlarını ve tekniklerini geliştirmek amacıyla büyük miktarlarda yatırım yapıyor ve çok zaman harcıyor.
TIK!

9/3/2008

Jo'nun "öğrenci" röportajı

Jo Rowling kısa bir süre önce Edinburgh "Student" gazetesine uzun bir röportaj verdi. Kitapların dine karşı olup olmadığı, geçirdiği depresyon, Dumbledore'un cinsel tercihi ve daha birçok konuda yorum yaptı. Şu anda bir "İskoç Kitabı/Scottish book" ya da Harry Potter dünyasıyla ilgili bir ansiklopedi için çalışmakta olduğunu söyledi. "...Aslında üzerinde çalışıyorum. Bir bitirme tarihi vermek istemiyorum, ama parçaları yavaş yavaş birleştiriyorum." Haberde Jo'nun şu anda üzerinde çalışmakta olduğu çocuk kitabının daha bitmediğinden ve yetişkinler için yazdığı bir kitabın da "asla gün yüzüne çıkmayabileceğinden" bahsediliyor. Jo bu kitaplar hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyor, çünkü "Bir şey söylediğim anda hayatım çok zorlaşır." Fakat "her zaman bir stand-up komedyeninin hayatını yazmak istemiştim. Gerçi şu anda yazdığım bu değil, gelecek hafta böyle bir kitap çıkarsa, onu ben yazmadım, onu yazmıyorum şu anda! Ama çok uzun zamandır çok ilgimi çeken bir konuydu."
Jo bu uzun söyleşide depresyondan nasıl kurtulduğunu da anlatıyor ve Kognitif Davranış Terapisi'ni kuvvetle öneriyor. Ünlü olmak ve okurlarının onu tanıması konusunda "insanlar Starbucks'ta ynaıma gleiyorlar, bu her zaman muhteşem bir şey, her zaman" diyor ve kendi kitaplarını okuyup okumadığı sorusuna şu cevabı veriyor: "Basıldıktan sonra sadece 7. kitabı okudum, çünkü o benim en sevdiğim."


"Ben Dumbledore'u her zaman eşcinsel biri olarak gördüm, ama bu büyük bir mesele değildi. Kitap Dumbledore'un eşcinsel olmasıyla ilgili değildi. Baştan beri onun büyük, çok gizli bir sırrı olduğunu biliyordum ve Voldemort'un tam olarak peşinde olduğu şeyle flört etmişti, ırk ayrımcılığının yanından geçmişti, Mugglelara boyun eğdirecekti. Dumbledore'un büyük sırrı buydu.

"Peki bunu niye yaptı?" diye soruyor. "O doğuştan iyi bir adam, ona bunu ne yaptırırdı? O şekilde düşünmedim bile, birden aklıma geldi, 'Buun neden yaptığını biliyorum, aşık oldu' dedim. Ve onların bu karasevdayı fiziksel olarak yaşayıp yaşamadıkları önemli değil. Önemli olan aşk. Mesele seks değil. Yani benim Dumbledore hakkında bildiğim bu. Ve konuyla ilgisi sadece aşık olup aşktan gözünün kararması. Aşık olduğunda ahlaki yargılarını tamamen kaybetmişti ve bence bundan sonra kendi yargısına olan güvenini o kadar kaybetti ki aseksüel bir yaşam sürdü. Bekar ve kitaplarıyla yaşayan bir adam oldu."

Bazı insanların meseleyi bu şeiklde görmediği aşikar.
Bir çocuk kitabında homoseksüel bir karakter olmaması gerektiğini düşünenlere ne diyor? "Ne olmuş yani?" diyor anında, sert bir şekilde. "Bu çok ilginç bir soru, çünkü homofobinin cinsel bir eylemin ötesinde, birbirini seven insanlara karşı duyulan bir korku olduğunu düşünüyorum. Söz konusu sevgiye karşı temelde bir nefret var gibi görünüyor ve bunu son derece sıradışı buluyorum. "'Peki o zaman Dumbledore'un eşcinsel olmaktan duyduğu pişmanlığı niye görmedik' diyen insanlar bile var." Rowling bu konuyla açıkça eğleniyor ve buna hakkı var. "Bu konu nereye varacaktı? Ve diğer mesele de şu, ve bundan bahseden mektuplar almıştım, eşcinsel bir adam olarak okulda öğretmen olarak asla güvende olmayacaktı."

Rowling'in kendisi de bu açıklamaya inanamıyormuşçasına odaya bir kuşku bulutu çöküyor. O devam ediyor: "O çok yaşlı, bekar bir adam. Şunu sormalısınız: Neden bu kadar ilginç geldi? İnsanlar kendi alışkanlıklarını sorgulamalı. Bu bir karakterin gölgesi. Onunla ilgili en önemli konu bu mu? Hayır, Tanrı aşkına, o Dumbledore. Hikayeyle ilgili olarak cinselliğinden önce gelen en az 20 özelliği var." Ve dip not: O eşcinsel bir karakter değil, sadece eşcinsel olduğu ortaya çıkan bir karakter. Rowling buna tüm kalbiyle katılıyor.


Harry Potter kitaplarının çocukları dinden imandan çıkardığı gerekçesiyle yasaklanması için inatla uğraşan çatlak anne Laura Mallory konusunda şunları söylüyor:

"Kötü bir eleştiriyi kaldırabilirm. Kimse olumsuz eleştiri almak istemez ama yararlı olan eleştiri size bir şey öğretir. Fakat dürüst olmak gerekirse bu Hristiyan köktendinci meselesi kötüydü. Harry Potter'ı ahlaki açıdan eleştiren biriyle oturup tartışmaktan keyif alırdım. Bir bakıma medya aracılığıyla tartışma alışverişi yapıyoruz. Bu konuda mantıklı olmaya çalıştım. Kuzey Carolina veya Alabama'da bir kadın kitapları yasaklatmaya çalışıyor - 4 çocuk annesi ve kitapların hiçbirini okumamış. Ve sonra da  - yalan söylemiyorum, alay bile etmiyorum, aynen şunları söyledi - geçenlerde ona neden böyle yaptığını sordular ve dedi ki 'Onları okumalı mıyım diye dua ettim ve Tanrı bana hayır dedi.' Rowling bu cümlenin önemini belirtmek için bir an duraklıyor ve yüzünde büyük bir inanamamazlık ifadesi var.

"Görüyorsunuz, bu sınırın diğer tarafındaki insanlarla kesinlikle bir arada değilim, çünkü bu köktendincilik.
Köktendincilik, 'Zihnimi asla konuya senin tarafından bakmak için açmayacağım. Okumayacağım, bakmayacağım bile, çok korkuyorum.' der. Bunun tehlikeli olan yanı, politik olarak mı yoksa dini oalrka mı aşırı olduğu...Aslında, tüm büyük dinlerdeki köktendincileri bir odaya koysanız, hepsinin aynı şeyleri söylediğini görürsünüz!" Yüksek sesle güldükten sonra ciddileşiyor: "Hepsinin aynı şeylerden nefret etmeleri ironik bir şey."

Gazeteden taranan fotoğrafları Leaky Cauldron'dan görmek için TIK!


8/3/2008

Daniel tehdit edildi mi, edilmedi mi?

Son 24 saat içinde bir kısım İngiliz magazin basını (yani, The Sun) Dan Radcliffe'in (Harry Potter) ölüm tehditleri aldığını iddia etmişti. Sonra hikaye yayılmıştı. Yıllardır onu taşıyan şoförünün değiştiğini ve onu korumak için SAS komandoları tutulduğu yazıldı.

Dan'in basın sözcüsü bunların doğru olmadığını açıkladı. Dan hiç ölüm tehdidi falan almamış. Dünya böyle uydurma haberler olmadan da yeterince korkutucu bir yer. Dan'in sevenlerini böyle korkutmaya ne gerek var?

(katılıyorum valla. bu The Sun ne garip ve gereksiz bir gazete yahu!)

8/3/2008

İki çıplak adam Melez Prens setini basmış!

İki çıplak adam, halen Farnham'da (Surrey) çekimleri devam eden Harry Potter ve Melez Prens filminin setine koşarak dalmış. Daniel Radcliffe ve Helena Bonham Carter çekimi yarıda bırakmak zorunda kalmış. Güvenlik adamları kovalamış ama çekime devam ederken adamlar yine gelip maymun taklidi yapmaya başlamışlar. TIK!

8/3/2008

Helen McCrory'nin çekimleri başladı


Heyecanla beklenen Harry Potter ve Melez Prens filminde Narcissa Malfoy'u oynayacak olan
Helen McCrory, filmdeki rolüne bu hafta başlayacakmış. Helen'in eşi olan oyuncu Damian Lewis, bir sabah TV programına katıldığı sırada bunu açıkladı ve Helen'ın "son derece heyecanlı olduğunu" söyledi. Sürekli olarak blogları okuyor ve herkesin ne kadar heyecanlı olduğunu takip ediyormuş.

Söz konusu programın videosu aşağıda:

8/3/2008

Ralph Fiennes 5. filmi çok sevmiş, 6'da yok, 7 için anlaşma

Aint it cool sitesinden Capone, Ralph Fiennes (Lord Voldemort) ile son filmi IN BRUGES hakkında bir tele-röportaj yaptı. (Deli-Göz Moddy Brendan Gleeson'ın da oynadığı bu filmle ilgili diğer haberim için TIK!)

Capone: Alo?

Ralph Fiennes: Alo. Ben Ralph Fiennes.

Capone: Ben basın sözcünüzle konuşmayı bekliyordum ama siz de idare edersiniz.

RF: [gülüyor]

Capone: Son zamanlarda Martin McDonagh [IN BRUGES'in yazarı ve yönetmeni] ile konuştunuz mu bilmiyorum ama birkaç hafta önce burada, Chicago'da çok eğlenceli bir röportaj yaptık ve sizinle çalışırken olan komik anılarını anlattı.

RF: Gerçekten mi? Anlattı mı?

(bu kısmı atlıyorum, filmle -IN BRUGES- ilgili)


Capone: Bunu söylediğim için özür dilerim ama, senaryo seçiminde çok dikkatli davranıyor görünüyorsunuz ve ben hala MAID IN MANHATTAN'da ne işiniz olduğunu anlamaya çalışıyorum. O karakterin hiç bir karanlık yönü yoktu.

RF: Umutsuzca karanlık bir yön aradım ama bulamadım. [gülüyor]

Capone: Birçok Amerikalının sizi sadece o filmden tanıyor olması beni dehşete düşürüyor.

RF: Biliyorum. Farklı zevkleri olan farklı insanlarla karşılaşmak eğlenclei oluyor. SPIDER'ı sevenler neden MAID IN MANHATTAN'da oynadığımı anlayamıyor. Ve beni sadece MAID IN MANHATTAN'da seyretmiş olanlar da bana o filmi ne kadar sevdiklerini söylüyorlar.

Capone: Elbette. Ve büyük kalabalıkları etkileyen kaliteli konuları gözardı edemezsiniz. Kalabalıkları etkilemek demişken, sizin Harry Potter'da rol alacağınıza bahse girenler kazandı. Bir Harry Potter okuru olarak sizin tarafınızda olmadığını itiraf etmeliyim, ama filmleri, özellikle son ikisini keyifle izledim. Melez Prens'te de sizi görecek miyiz?

RF: Şu anda onu çekiyorlar ama içinde ben yokum.

Capone: O zaman sadece yeğeniniz oynuyor bu filmde...

RF: Yeğenim sanırım birkaç sahnede genç Voldemort'u [Tom Riddle] oynuyor. Anladığım kadarıyla Voldemort'un öyküsünün geçmişinin büyük kısmını başka, biraz daha büyük bir oyuncu oynayacak[Frank Dillane].

Capone: Peki son film için anlaşma imzaladınız mı?

RF: Hayır, henüz imzalamadım.

Capone: Rol aldığınız iki filmde yılan suratlı görünmek hoşunuza gitti mi?

RF: Evet, özellikle 4. film çok hoşuma gitti. 5. filmde bence Voldemort daha çok Harry'nin kafasındaki bir görüntü gibiydi, oysa ki Mike Newell ile yaptığım ilk filmde (Ateş Kadehi) mezarlıkta muhteşem bir yeniden doğuş sahnesi vardı, keyifle oynamıştım. Film çekmeyi seviyorum ama hiç bir zaman bu kitapları okumayı çok seven biri olmadım. Sadece içinde yer aldığım bir şeydi. Çektiğim ilk Potter filminin galasına gittiğimde ne kadar sıradışı bir olay olduğunu anladım.

Capone: Seyirciler arasındaki küçük çocuklar sizi görünce çığlık attılar mı?

RF: Evet! Kalabalık, gürültü, heyecan; kesinlikle bir bütün olarak çok büyük bir olaydı. Ve ben David Yates'in yönettiği son filmin (Zümrüdüanka Yoldaşlığı) özellikle iyi olduğunu düşünüyorum. Tarzını sevdim, daha olgundu. Çekimler ve ışıklandırma çok hoşuma gitti. Bu kolay başarılamayacak bir olay ama bunu yaptılar ve yapımcılar olayı güncel tutmakta çok başarılı.

(gerisi de başka filmlerle ilgili)

TIK!

8/3/2008

"Acayip" grup ısrarcı çıktı

Winnipeg'li (Kanada) folk müzik grubu Wyrd Sisters, Warner Bros'a karşı verdiği 2 yıllık savaşa devam ediyor. Harry Potter ve Ateş Kadehi'nde farklı şekilde yazılan fakat aynı şekilde okunan Weird Sisters (Acayip Kızkardeşler) yazısı yüzünden dava aşmışlardı. İçinde The Weird Sisters yazısı bulunan tüm DVD, oyun, ıvır zıvırın toplatılmasını istiyorlar. Grubun kurucusu Kim Baryluk şunları söyledi: "Tüketiciler daha az ünlü olan Kanadalı küçük grubun Harry Potter'ın ününden yararlanmaya çalıştığını ve bu adı ondan çaldığını sanıyor, oysa ki durum tam tersi." Baryluk Toronto'daki Federal Mahkeme'ye başvurduklarını söyledi. Ontario Yüksek Mahkemesi Yargıcı daha önce Baryluk'un 2005 yılında Ateş Kadehi'nin gösterime girmesini önlemek için açtıkları ve kaybettikleri davanın masrafları için Warner Bros'a 140 bin dolar ödemesine karar vermişti. Bu ödeme henüz yapılmadı. (Allah akıl fikir versin)

8/3/2008

Daniel Radcliffe Manhattan'da 5 milyon dolarlık ev aldı

Daniel Radcliffe Manhattan'da 4.9 milyon dolarlık bir ev almış. 18 yaşındaki oyunu burada zaman zaman yaşamayı düşünüyormuş. Kasım ayında aldığı başka bir evi kiraya vermiş ama bunu vermeyecekmiş. Radcliffe'in yeni mülkü lüks bir çatı katı, Hudson nehrine bakan yuvarlak pencereleri var. Mary-Kate ve Ashley Olsen da aynı binada oturuyormuş. Olsen'lerin evini görmek için ÇOT! Haber için TIK! Binanın fotoğrafları için PIT ve ÇIT!


Sinema patlamış mısır ve
muhabbet yeri!